28.6.10

on ikinci gece

william shakespeare


cehaletten başka karanlık yoktur.

karşılıklı aşk güzeldir; ama daha güzeli
karşılık beklemeden kendini verendir

maskaralık, tıpkı güneş gibi dünyanın çevresinde döner, her yerde parıldar.

ey aşk, ne kadar duyarlısın her yeni düşünceye, duyguya
sevgilinin aklını çelen her yeni düşünceyi
yutmaya hazırsın aç denizler gibi
ama ne olursa olsun değeri
bir anda yitiriyor hepsini
sevgilinin kafası çeşitli hayallerle dolu
aşk ise hayal ediyor olmadık şeyleri

tasa insanın en büyük düşmanıdır.

bazıları büyük doğar, bazıları büyük işler yapar, bazılarına ise büyüklük kendiliğinden gelir.

bir kadın kendinden büyüğüne varmalıdır
ancak böylece ona uyabilir, kocasının gönlündeki yeri koruyabilir
çünkü kendimizi ne kadar översek övelim
duyduğumuz sevgi, kadınlarınkinden
daha delişmen, daha kaypak, daha hırslı, daha kararsızdır
bu sevgi daha çabuk biter, daha çabuk kazanılır

unutma, gençlik, dayanıksız bir kumaştır.

dünyada erkeği kadının gözüne sokmakta yiğitlik sıfatından daha başarılı bir çöpçatan yoktur.

öyleyse, senden genç olsun sevdiğin
yoksa yoğunluğunu koruyamaz sevgin
kadınlar gül gibidirler
o güzel çiçekleri açtıktan kısa bir süre sonra
solup dökülürler

hazırcevap olanlar için sözcükler sadece oğlak derisinden yapılmış bir eldivendir. istendiği anda tersyüz edilebilir.

biz erkekler çok konuşur, sık da yemin ederiz
ama aslında duygularımızdan üstündür gösterişimiz
çünkü her zaman yeminlerimizde cömert, sevgimizde pintiyiz

onarılmış herhangi bir şey yamalıdır; yoldan çıkan erdem günahla yamanır; yola giren günahsa erdemle yamanır.

ey dünya
şu yoksul insanların ne de büyük yetenekleri var gurura
insan av olacaksa eğer
kurdun dişlerine değil, aslanın pençesine düşmeli

zamanın çarkı döndükçe bedelini de birlikte getirir.

bir katilin suçu bile
saklanmak istenen aşk kadar çabuk göstermez kendini
öğle gibi aydınlıktır aşkın gecesi de

düşman serttir; ama sertlikten hiç hoşlanmaz.

bir insanda en nefret ettiğim nankörlüktür
yalan, gevezelik, sarhoşluk, böbürlenme
ve soysuzlaştıran etkisiyle
zayıf doğamızda barınan herhangi başka bir kötülük
bunun yanında ikinci planda kalır bence

adamakıllı asılmış bir insanın bu dünyada hiçbir şeyden korkusu kalmaz.

doğa, çoğu kez pislikleri kapatır
bir güzellik duvarıyla

akıllıyı yıkan illetler hep kaçıklara yaramıştır.

akıllı bir kaçık, kaçık bir akıllıdan yeğdir.

doğada sakatlık yoktur ruh sakatlığından başka
insafsızlıktan başkası kötü değildir
erdemse güzelliktir
oysa güzel kötülük, şeytanın süslediği
içleri boş ağaç gövdeleridir

geç vakte kadar ayaktaysanız, geç vakte kadar ayaktasınız demektir.