11.5.10

din

john lennon: din yasallaştırılmış deliliktir.

h.l. mencken: dinin özü benim saygı duyduğum her şeyin karşısında yer alır: cesaretin, net düşünmenin, dürüstlüğün, adaletin ve hepsinden önemlisi, hakikate duyulan sevginin.

frank sinatra: gizemli bir tanrıya gösterilen yapmacık saygı, çarşamba günleri canavarlığa ve pazar günleri günah çıkarmaya müsaade ediyorsa beni aradan çıkarın.

tom tomorrow: temel insan haklarımız tehlikede; fakat toplum olarak vaktimizi okul çocuklarının uzayın dışında bir yerlerdeki büyülü krallıklarda yaşayan, hayali, görünmez varlıklara saygı göstermeye zorlanıp zorlanmamaları gerektiği hakkında tartışarak geçiriyoruz.

rowan atkinson: bir dinle dalga geçmek ya da dini figürlerle alay etmenin yasalara aykırı kabul edilebileceği düşüncesi beni dehşete düşürüyor. her zaman, din de dahil olmak üzere, hakkında şaka yapılamayacak hiçbir konunun olmaması gerektiğine inanmışımdır.

j.b.s. haldane: bilim adamlarının mutlak gerçeği, sanatçıların da mutlak güzelliği ifade etmeye çalıştıklarına inanıyorum. bu yüzden bilim ve sanatta ve iyi bir yaşam sürdürme girişiminde, dinden beklenebilecek her şeyi bulabiliyorum.

steven weinberg: tanıdığım bilim adamlarının çoğu, dini kendilerine ateist diyecek kadar bile umursamıyor.

stephen hawking: benim yaptığım şey, evrenin başlangıcının bilimin kanunlarıyla açıklanabilmesinin mümkün olduğunu göstermektir. böylece, evrenin nasıl başladığına karar vermesi için tanrı'ya başvurmak gerekli olmayacaktır. bu, tanrının var olmadığını değil, sadece gereksiz olduğunu kanıtlar.