4.12.2009

adsız ülke

alain-fournier

bütün ömrüm boyunca yalnızca delilikler yaptım.

insan bağışlanmayacak kadar ağır bir suç işledi mi, bir yandan dayanılmaz acılar çekerken, bir yandan da, "dünyanın bir yerinde beni bağışlayacak insanlar nasıl olsa vardır." diye hayal kurar. ne yaparsanız yapın, bunları iyilik olsun diye yaptığınıza önceden inanmış yaşlı insanlar, nineler, dedeler hayal edilir.

cennet'i bir kez de olsa görmüş olan biri, herkesin yaşadığı yaşama nasıl katlanabilir, nasıl uyum sağlayabilir artık?

benim gibi gününü boşu boşuna harcamış birinin yarını beklemeye, "ah yarın olsa" demeye ne hakkı var?