5.11.12

arif barikat

memet fuat

1940'larda arif barikat adlı genç bir sanatçı vardı. ilerici edebiyat dergilerinde şiir yayımlayan, ilgiyle izlenen, sonradan askerliğini sürgün alaylarında yaptığını, yaşamını işportacılıkla kazandığını duyduğumuz atak bir şair. 1940'ların toplumsalcı şiir akımının etkisindeydi. sonra baskılı günlere girilip ilerici dergiler kapatılınca, toplumsalcı şairler dergilerin dışında kalınca, 1951'de beraatle sonuçlanan bir kovuşturmada tutuklanan arif barikat'ın adı sanat dünyasından silindi. daha gücünü duyuramamış bir şairin gelişmesi durdurulmuş, sanatçılığı engellenmişti.

1956'da "günden güne" adlı bir kitabın üstünde arif damar adı görüldü. kitapta genellikle orhan veli şiirinin toplum sorunlarına yöneldiği günlerdeki anlayışını paylaşan şiirler vardı. aşırı bir yanı yoktu; ama toplatıldı, bir yıl kadar süren yargılamadan sonra beraat etti. arif damar'ın 1958'de yayımladığı "istanbul bulutu" ise, cemal süreya gibi o günlerin çok parlak bir şairiyle yeditepe şiir armağanı'nı bölüştü. sonra 1959'da "kedi aklı", 1962'de "saat sekizi geç vurdu" adlı kitapları çıkınca, şiir anlayışı bakımından, arif damar'ın, olumsuz aşırılıklarını benimsemese de, ikinci yeni'lere çok yaklaştığı görüldü.

kimdi arif damar? niçin daha ilk kitabında hemen engellenmek istenmişti? sanat çevreleri kısa sürede bu yeni şairin bir zamanlar arif barikat adı ile 1940 toplumsalcıları arasında yer alan genç şair olduğunu öğrendiler. önce garip toplumsalcılığına, sonra ikinci yeni şiir anlayışına savrulmasına bozulanlar da oldu. (ben de arif damar'ın gelişmesindeki tersliği yadırgadığımı, belki de o yüzden bu şaire uzun süre ısınamadığımı açıklamalıyım).

oysa yeni yetişen bir şairin, yazdıklarını yayımlayabilme kavgası verirken değişmesi, sanatçılığını daha filizlenirken öldürmek, yok etmek isteyenlere karşı, kendini korumak amacıyla çırpınmasıydı yadırgayarak baktığımız. arif barikat, şiirini, adını değiştirirken, başka şiir anlayışlarının etki alanına girerken, düşüncelerini de değiştirmiş miydi? sanmıyorum. kitaplarındaki şiirler incelenirse, hele 1960 sonrasında yayımladıkları düşünülürse, temelde hiçbir değişme olmadığı görülür. yüzeydeki değişiklikler ise, susturulmak istenen bir şairin, okurlarıyla ilişkisini koparmamak, yazdıklarını ortaya çıkarabilmek için, sanatçılığını koruma içgüdüsüyle yaptığı değişikliklerdir.