5.05.2008

son ada

zülfü livaneli

biz insanlar evren hakkında düşünürüz, yargılara varırız ama evrenin bizim hakkımızda ne düşündüğünü hiç merak etmeyiz.

hayattan öğrendiğim bir şey var: her yerde kötülük çok kuvvetli ve zor yeniliyor. iyilik daha zayıf kalıyor.

carl sagan, "r faktörü" diye bir şeye inanıyordu. r harfi "reptile"dan, yani "sürüngen" kelimesinden geliyor. insanoğlu sudan karaya çıktığı için, beyin kökümüzde hâlâ sürüngen şiddetinin izleri bulunduğunu, bölgemizi korumak için şiddet kullanmaya eğilimli olduğumuzu söylüyor. yani hepimiz birer timsahız.

biz insanlar, sınırlarımızı bilmeden kendi aklımızı beğeniyoruz, öğrenmiyoruz, akıllanmıyoruz. her şeyi anladığımız zaman da genellikle iş işten geçmiş oluyor.

peygamberi dağa doğru koşarken görenler, "ey isa, aslandan mı kaçıyorsun?" diye sormuşlar. o, "hayır!" demiş. "kaplandan, ejderhadan mı kaçıyorsun?" diye sormuşlar. o yine "hayır" demiş ve eklemiş: "ben peygamberim; aslandan kaplandan korkmam." peki o zaman neden kaçıyorsun?" diye sormuşlar. "ahmaklardan kaçıyorum" demiş isa; "çünkü onlarla başedemem."

yasak tanımaz rüzgar
zincir vurulamaz martıya
bir de insan kalbine (puşkin)

bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.